Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan

Dini kültürümüzde üç aylar adıyla ifade edilen ve geniş halk kitleleri tarafından özel bir hassasiyet gösterilen ve ihya edilen “Recep, Şaban ve Ramazan” aylarının üçüncüsü olan Ramazan ayına girmiş bulunuyoruz.

Ramazan ayı, ay takvimine (aya göre hesaplanan) göre, dokuzuncu ayın adıdır. Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır. Çünkü kutsal kitabımız Kur'an Kerim bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Kur'an'da bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen "Kadir Gecesi" yine bu ay içinde kutlanır.

Ayrıca İslam'ın temel ibadetlerinden olan oruç da bu ayda tutulur. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona "On Bir Ayın Sultanı" denilmiştir.

Ramazan ayı sadece aç kalmak demek değildir. Ramazan, sevgi ve saygının yaşandığı, birlik ve beraberliğin üst seviyelere çıkartılarak yaşatıldığı aydır. Başkalarına yardım etmenin hazzının yaşandığı, Rahmet ayı olan ramazan da pek çok unutulan değerlerin tekrar hatırlanarak bir ömür boyu sürmesini temenni etmek hepimizin dileğidir.

Hayır işlerinin en yoğun yaşandığı ve zirve noktasına çıktığı bir ay olması bakımından ayrı bir önemi vardır.

Müslümanlar, maneviyatı çok büyük olan bu ayda sağlık problemleri veya başka engelleri olmadıkça oruç tutarlar, bunun yanında manevi olarak da dünya işlerinden kurtulup ahirete karşı bir görevi yapmanın mutluluğunu yaşarlar.

Ramazan, nefsine hakim olma ve ihtiyacı olanlara verme ayıdır. Manevi duyguların yoğun olduğu bu aya sadece yeme içmeye veya kilo verme gibi düşünmek dinen de doğru değildir.

İslamiyet, insanlığın en son ve en büyük ümididir. O sadece bir ümit değil, insanlığın tek kurtuluş yolu ve umutsuzluğunun tek çaresidir. İslamiyet, rahmet, mağfiret ve bereket kucağını bütün insanlığa açmıştır.

Bu ayda Müslümanlar, madden ve manen çok fedakârlıkta bulunurlar ve gerektiğinde servetlerini gözü kapalı Allah yolunda harcadıkları için bu fedakârlıkları onların İslam’a sıkı sıkıya bağlanmasına neden olur.

Efendiler efendisi sevgili peygamberimiz (sas); “Recep, Allah’ın(cc) ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ümmetimin ayıdır.” buyurmuştur. Beş mübarek geceden dördü bu aylardadır. Regâib Kandili, namazın farz olduğu Miraç Kandili, aklanma, arınma, affedilme manasına gelen Berat Kandili, bin geceden hayırlı Kadir Gecesi bu aydadır.

Ramazan ayının yaşantımız üzerinde ayrı bir etkisi ve önemi vardır.

İftar zamanında oruç açma vaktinin ayrı bir heyacanı vardır. Bütün aile bireyleri hep birlikte sofraya oturur, oruç açma vaktini gelmesini bekleriz. Ezan veya top sesiyle birlikte orucumuzu dua ile açarız. Sonra akşam namazını kılar ve teravih namazı için hazırlıklara başlarız. Bu ayda manevi duyguların coşması ve orucun manevi huzuru içinde beş vakit ve teravih namazları nedeniyle camilerin dolup taşırdığımız gibi türbe ziyaretleriyle manevi doyuma ulaşırız.

Ramazan ayı, kendisine özgü güzelliklerle gelir ve bunlar yıl boyunca Müslümanlar tarafından devam ettirilir. Bu güzellikleri yaşamak ve yaşatmak, dinî hassasiyeti ve dinî heyecanı zinde tutar.



Bu Duygu ve Düşüncelerle Tüm İslam Aleminin ve Siz Değerli Kullanıcılarımızın Rahmet Deryası Ramazan Ayınızı Kutlar Her Seyin Gönlünüzce Olmasını Diler Saygılar Sunarım..